FİKRİMİN İNCE GÜLÜ - KİTAP ÖZETİ

KİTABIN ÖZETİ

   

 

Fikrimin ince gülü Almanyalı işçi Bayram’ın bir gününün hikayesidir. Kitap da sınıfının ve konumunun bilincinde olmayan Bayram’ın ''Bayram Bey '' olma çabasının ve hayatında çok önemli bir yer taşıyan bal rengi Mercedes’i ile olan ilişkisi anlatılmaktadır.

Bayram’ın küçük yaşta anne ve babası ölmüştür. Bayram amcası tarafından büyütülmektedir. Amcası da köydeki durumu iyi olmayanlardan diyebiliriz. Köyde seçim zamanıydı. Siyasetçilerden biri arabasıyla köye oy toplamaya gelmişti ve Bayram da hayatında ilk defa o zaman arabayla tanışmıştı. Siyasetçinin arabadan inişi ve köylüler tarafından bir ağa gibi karşılanması Bayramı çok etkilemiş ve kafasında sürekli şu saplantı oluşmuştu; ''benimde bir gün arabam olacak ve beni de köyde bu şekilde karşılayacaklar'' kafasında bu düşünce vardı. Otuz, otuz beş yaşına değin hep bu hayalinin peşinde koştu. Sonuçta hayalini gerçekleştirdi. Yani bir Mercedes sahibi oldu. Ama hiçbir şey  umduğu gibi olmamıştı yani mutlu son yoktu! Çünkü Mercedes’e ulaşma isteği ve bu isteğe ulaşma esnasında izlediği yol yanlıştı. Her şeyin bir Mercedes’e sahip olmakla hallolacağını düşünmesi ve bu yanlış düşünceyi gerçekleştirmede izlediği yanlışlar! Bu yanlışlardan kısaca bahsedecek olursak; para toplayıp Mercedes alabilmek için en yakın arkadaşını kandırarak onun yerine Almanya’ya gitmesi, sevgilisini Almanya’ya gittikten sonra hiç aramaması ve onun kendisini bekleyeceğini zannetmesi ( yani bir çiçeği susuz bırakması ) ve Mercedes’ini Almanya’daki gurbetçi komşularından ve birçok şeyden üstün tutması onu hazin sona yollamıştı. Mercedes’i ile köye vardığında hiçte umduğu gibi karşılanmamıştı. Sevgilisi bir başkasıyla evlenmişti ve hiç arayıp sormadığı amcası vefat etmişti. Bu yaşanan olaylar ise ona her şeyin bir Mercedes den ibaret olmadığını göstermişti!

 

 

Kitaptan çıkarttığım sonuç itibariyle kitabı değerlendirecek olursam;

 

KİTABIN KONUSU:

Bayram’ın Kapıkule sınır kapısından, köyüne gidene kadar yolda geçen zamanı anlatıyor.

 

ANA FİKİR:  

Hayatta ne olursa olsun hiçbir şey en özel arkadaşlarımızın önüne geçmemeli. Eğer o şeyi yapmak istesek bile, bunu arkadaşımıza anlatmalıyız, yani onu kandırarak yapmamalıyız. Bir şeye ulaşmak uğruna, hırs uğruna sevdiklerimizi kırmamalı, onları unutmamalıyız. Gün gelir bakmışız ki onlar yok olmuş, ama mal mülk var. Fakat sevdiklerimiz olmadan onlar da yalan. Sonuçta kendimize bir amaç belirlerken bu amaca ulaşmadaki izlediğimiz yola dikkat etmeliyiz. Başkalarına zarar vermeden, iyi düşünüp, iyi tartarak ve ben duygusundan uzak hareket etmeliyiz. Yani bencil olmamalıyız.

 

Kitapta Zamanlar:

Kitapta yaşanan zamanla yazarın kitabı yazdığı zaman arasında pek fark yoktur. Romanda geriye dönüşlerle Bayram’ın geçmişindeki önemli olayları da öğreniyoruz.

 

Mekan:

Edirne-Eskişehir arasındaki yol esas mekan denilebilir. Aslında Bayram’ın arabasını da mekan olarak kabul edebiliriz. Çünkü Bayram’ın neredeyse tüm vakti orada geçmektedir. Ayrıca Bayram’ın yolda durakladığı köfteci, berber, otopark, çorbacı, araba vapuru v.b. de mekanlardan bazılarıdır.

 

Karakterler:

Birinci Dereceden Karakterler:

 

Bayram:

Kitapta birinci dereceden karakter olarak bir tek Bayram`ı gösterebiliriz. Bayram otuz dört yaşında, yüzünde bir kazadan kalma yara izi olan Almanya’da çalışan bir işçidir. Yazarın Bayram ile ilgili tasvirine göre Bayram’ın, yol boyunca, başında sentetik hasırdan örülü deniz yeşili bir şapka, üzerinde kırmızı üstüne kara baskılı notaların bulunduğu Franz Lehar yazılı bir gömlek bulunmaktadır

 

2.Dereceden Karakterler:

Kezban:

Bayram’ın evlenmek istediği aynı köyden bir kızdır. Yazar Kezban’ı şöyle tasvir etmektedir: Çakır, sürme gözlü, kıvırcık sarı saçları kalın bir bilek gibi tek örülüdür.

Ayrıca kitapta betimlenmeyen yardımcı karakterlerden bazılar şunlardır:

Bayram’ın amcası, Remzi, İbrahim, Veli, Solmaz, Ayfer, Nuran Hanım...

DİL VE ANLATIM:

 

Yazarın dili akıcı ve anlaşılırdır. Günlük konuşma dili kullanılmıştır. Her şey olduğu gibi anlatılmıştır. İlginç benzetmelerle renklendirilmiş tasvirler kitapta sıklıkla yer almıştır

 

 

K İTABIN ELEŞTİRDİĞİM YÖNÜ:

 

Kitap da betimlemelere o kadar çok yer verilmiş ki, bu da okuyucuyu olduğundan fazla sıkıyor. Ayrıca uzun cümleler kullanılmıştır ki, bunlar da okuyucuyu kitaptan soğutmaktadır.

 

 

Kitaptan çıkarttığım sonuç itibariyle kitabın adını değerlendirecek olursam;

 

FİKİR:

Yani Bayramın fikri; köyde önemli bir kişi olmak ve sevgilisiyle evlenmektir.

 

İNCE GÜLÜ İSE:  


Bu fikre ulaşmadaki biricik nesnesi, yani sarı Mercedes’idir.

 

Yorum Yaz